|
Hayatın ve kacınılmazlıgın yonunu değiştirememişsen; iç çekmenin boş inadın ne faydası varki.Fırtınanın kırdıgı dallara bir kaçını eklemekten başka..
Kader midir insanoglunu alın yazısına surukleyen yoksa insanlar kaderleriyle dogarda biz kuklamıyız sadece rolumuzu yerine getiren..Coğu zaman pes etmektir kader.Başarasızlıgın arkasına sığınılan gizli bir liman veya klasik bi bahane midir? Madem kaderizim onceden yazılmışsa bu debelenmek ne diye?
Çoğu zaman bu sorularla yordum kendimi gereksiz yere.Hep sığındım durdum başarısızlıklarımın arkasında "evet buda kaderimmiş" diyip boyun egmeye.Hep hayata bakmayı tercih ettim uzaktan ve korkakca..Şimdilerde bu pişmanlıklarla yogrulup durmakta yorgun bedenim.Sebebini bilmedigim içimde pişmanlıklar kopmakta.Keşkelerin imkansızlıgı belkide bu hale soktu beni..Hep ertelenen mutluluklar surukledi bizleri yanlızlıga. Goz gore gore lades diyenlerden olduk hep giden sevgiliye dur demekten aciz benliğimizle.Bir an bile yeterken anlatmaya herseyi kalbimizi dolduran sevgiler kalbimizde kaldi...
Kızgınlığın ve hırçınlığın yerini suskunluk aldığında,artık içinden ona kadar saymadığında, söylenen sinir bozucu şeylere gülüp geçtiğinde yorgunluğunu ilan edersin. İşte o zaman ; yeniden masumiyetin gelir aklına. Bir kez daha doğar içinde kim bilir? Biraz yorgun,biraz ürkek, biraz,cocuksu...
Hayati korkusuzca ve kadere teslim olmadan bebek masumiyetinizi kaybetmemeniz dileğiyle…haftaya gorusmek uzere.
|