Erkeklerde tam 30'una bastığı gün başlayan bunalım önceleri masum sorgulamalarla devam eden bir sendrom.Ve sonrası..
Otuz yaş bunalımı biraz farklıdır.Aslında olmayan bir bunalımdır.'orta yaş' dendiginde bu aralık 40'lara kadar çıkmakta, hatta bazen bir miktar aşmaktadır..Bazı büyük insanlarin daha güzel kişilerle beraber olmasını, daha güzel arabalara binmesini daha güzel şaraplar içmesini vs .vs ..Kıskananların uydurduğu bir iftiradır.
30 luk hatunun artık yaşlı gelmeye başlaması ..Genç kızlara aşırı ilgi, kilo verme saplantısı, kırmızı spor araba merakının depresmesi ( çünkü hicbir zaman tam olarak kaybolmaz) ile teşhisi konulabilen ve genellikle 35-45 yas arası evli ve çocuklu erkeklerde görülen bir bunalımdır...
Bu bunalımlar öncellikle şu sorlarla başlar ; "ben kimim?", "Niye bunu yapiyorum?" Veya "kaç yılım kaldi ki?" Klasik sorulardır... Bir sonraki evrede gençken yapılan faaliyetler tekrar gündeme gelmeye başlar.Gençliginde biraz daha atak olanlar ise doğa yürüyüşleriyle, gençliklerindeki dağcılık deneyimlerini hatırlamaya çalışırlar.
Bunalimin son ve çoğu zaman geri dönülmez aşamasında adam kendine genç bir sevgili bulmuştur, Takma adlarla sevgililerini çagıran bu şahıslar icin henüz deşifre olmadılarsa belki bir ümit vardir... Bunalımı son evrelerine kadar taşımış kişilerin büyük bir çogunluğu hemcinsleri tarafindan kıskanılmakla beraber, toplumsal kabul standartlarini deldikleri icin sosyal çevrelerinde ciddi bir degişiklik yaşarlar...
Sonunda ne mi olur? kimisi kendini kurtarır, kimisi geri doner, kimisi uçar gider... Aynen diğer hayatlar gibi... Yaşanan yaşanmıştır, geri dönüp de spekülasyon yapmanin kimseye hayrı yoktur...
Orta yaş bunalımındaki insanlar olgunlaşmamış, henüz yerine oturmamış, yeni bir kimlik arayan tüyü bitmemiş delikanlılar gibi olmayı isterler.
Toplumun koydugu hedeflerin bitmesiyle boşlukta kalan birey hastalığı. Başkalarının hedefleriyle yaşamaya alışık ruhun zorunlu bunalımı.
Üniversite bitti, e is te bulduk biraz çalıştık ya simdi ne yapacagiz bunalimi ayrıca. Hayatı odun olarak geçirip, 30'larina geldiğinde bankada biriktirdigi spor araba parasiyla okumadigi kitaplari okumuş, kaçırdığı filmleri izlemiş, gitmedigi konserlerde sabahlamış..
Orta yaş bunalımına giren ya hala ne istedigini bilmiyordur ya da son cırpınışları yaşyordur, Çıkmasın o bunalımdan mümkünse :)
Dışarıdan çok basit bir durum gözüksede çok ciddi hormanel bir durumdur.İş stresiyle birlikte adamı delirtir bile. Hormonlardaki değişiklikle beraber, saçların dökülmesi, zihinde bulanıklık, kendini bir şeylere geç kalmış, hatta ölüme yaklaşmış hissetme. ve bunu sonucu olarak hayatın peşinden koşmak, hayatı yakalamaya çalışmak (bu genelde genç kızları yakalamakla eş değerdir).
Ağlama krizleri, aşırı depresyon, mutsuzluk, yeni araba almak, karısının güzellik kremlerini yüzüne boca etmek, gidip 20-25 yaşındaki kızlara kişisel gelişim anlatarak ahkam kesmek, param yok diyip, köpeklerden nefret eden bir insan olarak genç sevgilisinin köpeğinin bütün veteriner sorumluluklarını bile üstlenmek gibi bir hafıza kaybı durumu, yalan söylemek, karısını boşanmamak için tehtid etmek gibi sonuçları olabilir. bir gider, bir gelir.
Hayat devrinin mecburen düşmesi gereken zamanlarda, ki çesitli degişkenlerle kişiden kişiye farklılık gösterir, iradenin eski ritme devam etmek istemesi, vücudun ve cevresel faktörlerin buna izin vermemesi ikilemine sıkışmış insan çıkmazı. vucuduna iyi bakmis, ögörülerileri saglam ve kendi kendinin efendisi olan bir insan için airbag bile actirmayabilecek bir sarsınsıdır.