Turban ile basortusu bakildiginda ikiside ayniymis gibi gorunur.İşte birbirinden madde madde farklari.
Ahmet Hakan'a göre ikisi arasında biçimsel farkların yanı sıra, ideolojik, sosyolojik ve pratik farklar da var.
Bir
Türban eğitimli, genç ve şehirlidir. Başörtüsü ise kırsal, yaşlı ve eğitimsizdir.
İki
İKİ Başörtüsü gevşektir; bazen yarım olur, bazen tamamen çıkar... Türban ise katıdır; bir takılır, bir daha asla çıkmaz.
Üç
Türban geçişken özelliklidir; türbanlı annenin kızı da türbanlı olur. Başörtüsü ise geçişken değildir; başörtülü annenin kızı başını örtmeyebilir.
Dört Türban bir bilincin eseridir. Başörtüsünde ise bilinçten ziyade bir alışkanlık rol oynar.
Beş
Türban modernleşmenin göstergesidir... Anneannesi gibi örtünmek istemeyenlerin bulduğu modern bir formdur. Başörtüsü ise anneannelere özgü bir formdur ve bu açıdan gelenekseldir.
Altı
Başörtüsü biraz yaşlı işidir. Türban ise genç işi.
Yedi
Türban bir ısrarın ifadesidir... Bir türbanlı, türban takarak, "Eğitimli de olsam, şehirli de olsam, zengin de olsam başımı örteceğim" demektedir... Başörtüsünün ise bu türden ısrarlarla hiç işi olmaz.
Sekiz
Türban, politik bir tercihe de gönderme yapar... Başörtüsü ise politikayla pek ilgilenmez.
Dokuz
Türban eğitimli bir insanın dine yaptığı vurgudur... Başörtüsü ise "Biz anadan atadan böyle gördük kardeş" vurgusu taşır.
ON
Başörtüsünün "şık olmak" gibi bir derdi yoktur. Türban ise bir tür "şıklaşma" çabasının ürünüdür.
onbir
Başörtüsü takmak teknik olarak çok kolaydır. Eşarbı çene altından şöyle bir bağlamak yeterlidir. Türban takmak ise zordur. Bir sürü toplu iğne ile şekil yapmayı gerektirir.
On iki
Türban formundan fantezi çeşitler üretmek mümkündür... Başörtüsü ise fanteziye uygun değildir.